Türkiye "Fatih Projesi" ile eğitim ve öğretimde yeni bir dönem başlatma arifesinde. 2000'li yılların ortalarında başlatılan eğitim hareketinin doruğu Fatih Projesi ile yaşanacak.
Ulaştırma Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle yürütülen "Fatih Projesi"nin amacı, projenin isminde gizli. Bir kısaltma olan Fatih'in açılımı: "Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi." Üstelik projenin isminde geçen fırsatlar yalnızca öğrencilere yönelik değil. Proje, öğretmenler ve hatta IT firmaları için de birçok fırsat sunuyor.
Fatih Projesi'nin çıkış noktası, eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve okullarda IT ekipmanlarının daha etkin bir şekilde kullanılması. Proje, IT'nin tıpkı iş dünyasında olduğu gibi, eğitim ve öğretimde de mutlak değer taşıdığını gören ve artık bir opsiyondan ziyade zorunluluk haline geldiğinin farkında olan değerli insanların öncülüğünde başlatıldı. Türkiye eğitimde IT'nin kullanılması açısından pek iç açıcı bir tablo ortaya koyamadığından, Fatih Projesi dallanıp budaklanarak adeta bir sarmaşığa dönüştü. Durumun böyle olması, Fatih Projesi bitirildiğinde, Türkiye'nin eğitim konusunda hiçbir iyileştirmeyi es geçmemiş olmasını sağlayacak.
Teknolojinin eğitim ile entegrasyonu
2000'li yılların başında ilköğretim ve ortaöğretim okullarında başlatılan "Bilgisayar Sınıfı" uygulaması, Türkiye için eğitimde yeni bir hareketin tohumu niteliğindeydi. Masaüstü bilgisayarlar, internet bağlantısı, yazıcı, tarayıcı ve projeksiyon gibi ekipmanların konumlandırıldığı Bilgisayar Sınıfı, birçok çocuğun teknolojiyle tanıştığı yer olma özelliğini taşıyor.
Gerek okula göre değişiklik gösteren sınıf başına öğrenci sayısı, gerek ödenek meblağları nedeniyle planlanan etkiyi tam anlamıyla yaratamayan bu uygulama, Fatih Projesi için hem tecrübe hem de mental altyapı sağladı. 2000'li yıllarda yalnızca gelişmiş ülkeler tarafından gerçekleştirilen bu uygulama, Türkiye tarafından da kısmi başarılı bir şekilde uygulanmış oldu. Önemli olan, yapılan her etkinin doğurduğu tepkiyi tecrübe olarak algılamak.
Milli Eğitim Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı bunu bir hayli iyi yaparak, Fatih Projesi ile eğitimde teknoloji kullanımını yeterlilikten mükemmelliğe taşımaya hazırlanıyor. Bilgisayar Sınıfı ne yapılması gerektiğini açıkça ortaya koydu; "Tüm sınıflara IT ekipmanları ve internet bağlantısı sokmalıyız." Fatih Projesi ile yapılmak istenen de tam olarak bu.
Bir nevi kademeli entegrasyon olan Fatih Projesi, kendinden çok daha öncesiyle ilişkili. Türkiye'nin eğitime teknolojiyi dahil etmesi, ilk olarak idari işlemlerde kullanılması için her okula bir bilgisayar hamlesiyle başladı. Ardından gelen Bilgisayar Sınıfı -ya da laboratuvarı- entegrasyonun ikinci aşamasıydı. Türkiye şu an bu aşamada. Fatih Projesi ile teknolojinin eğitime entegrasyonunda 3. ve 4. aşamaya geçilecek. Bu aşamalar ise sırasıyla; sınıf içerisinde teknoloji kullanımı -her sınıfa teknoloji ekipmanları ile internet bağlantısı- ve her öğrenciye tablet bilgisayar.
Kalkınmaya giden yol Fatih Projesi'nden geçiyor
Türkiye'nin devlet ve millet odağında birçok amacı var. Bunlardan bir tanesi de "bilgi toplumu olmak." Bilgi toplumu demek, bilgi çağının en değerli olgusu bilgiyi, verimli ve hızlı bir şekilde kullanabilen insanlar topluluğu anlamına geliyor. "Bilgi Toplumu Stratejisi Belgesinde yer alan: "Bilgi ve iletişim teknolojileri, eğitim sürecinin temel araçlarından biri olacak ve öğrencilerin, öğretmenlerin bu teknolojileri etkin kullanımı sağlanacaktır" cümlesi, Fatih Projesi'nin Türkiye'nin ileriye gitmesi için ne denli önemli olduğunun kanıtı niteliğinde.
Bir şeyi bilmek yeterli değildir, onun gerekliliklerini de yerine getirmeli. Devlet Planlama Teşkilatı da, Bilgi Toplumu Stratejisi Belgesi'nden yola çıkarak, 9. Kalkınma Planı'nı oluşturdu. 2007-2013 sürecini kapsayan 9. Kalkınma Planı, değişimin çok boyutlu ve hızlı bir şekilde yaşandığı, rekabetin yoğunlaştığı ve belirsizliklerin arttığı bir döneme denk geliyor. Küreselleşmenin her alanda etkili olduğu, bireyler, kurumlar ve uluslar için fırsatların ve risklerin arttığı bu dönemde plan, Türkiye'nin ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda bütüncül bir yaklaşımla gerçekleştireceği dönüşümleri ortaya koyuyor.
9. Kalkınma Planı'nda yer alan en dikkat çekici ibare ise; "Bilgi toplumuna geçiş sürecinde ihtiyaç duyulan insan gücünün yetiştirilmesi için yabancı dil öğretimi etkinleştirilecek, bilgi ve iletişim teknolojilerinin derslerde kullanılmasını sağlayacak yöntemler geliştirilecek ve yaygınlaştırılacaktır." Fatih Projesi'nin ülkemizin kalkınma planının bir parçası olduğu aşikar. Ayrıca, kalkınmak için eğitim dahil her alanda teknolojiyi benimsememiz gerektiğinin de kanıtı niteliğinde.
2012 Fatih Projesi'nin yılı olacak
Projenin planlama aşaması başarıyla geride bırakıldı. Sıra kağıt üzerinde yazılıp çizilenlerin uygulanmasına geldi. 2012'nin ilk çeyreğinin sonlarına doğru, ekipmanların tedariği ve projenin işleyişi konularında büyük gelişmelerin yaşanmasını bekliyoruz. 2011'in son çeyreğinde birçok yerli yabancı firma Fatih Projesi'nde yer almak istediğini açık bir şekilde duyurdu. Daha birçok ihale başlamamasına rağmen, firmalar kağıtlarını bir bir oynamaya başladı. Bu nedenle önümüzdeki aylarda Fatih Projesi ile ilgili önemli gelişmelerin yaşanması bekleniyor. siTene eKle | Görüntüleme sayısı: 57 | Yazdır | e-Posta
|
- Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
- Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
- Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
- 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
- Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
|
Gazi ilköğretim Okulu GaziBiriNci
Eğitim Bir Sevda İşidir. Eğitimin Gülen Yüzü. Aman vermeyen şirinlikte bir muhabbettir eğiti[şi]m. |