| TÜRKİYE DE İZCİLİK |
| 08.02.2008 18:40 | |||||||||
|
Dünya izciliği kadar eski olan ülkemizdeki izcilik faaliyetleri hakkında ilk yazılar, 1910 yıllarında say-i ve terakki adlı dergide yayınlanmasıyla başlar. Türkiye’de izcilik faaliyetleri 1908 yıllarında görülmeye başlanmışsa da asıl kuruluş tarihi 1912 yılı olarak kabul edilmektedir. 24 nisan 1914’de ilk defa izcilik kursu açıldı. 16 oymakbaşı bu kutsan mezun oldu. 1915-1916 yıllarında M. Kemal izciliğin yurt savunmasında yararlı olacağına inandığından onun emirleri ile bir çok izci oymağı kuruldu. Cumhuriyetin ilk yıllarında hükmet izcilik işlerinin yürütülmesini Milli Eğitim Bankalığına devretti ve izcilik teşkilatının kurulması için 1926 yılında bir tamim yayınlandı. 1946’da erkek izci yönetmenliği çıkarıldı.
ATATÜRK DOĞRULTUSUNDA İZCİLİKTÜRKİYE geçmişte olduğu gibi günümüzde de üzerinde ve yakın çevresinde dünya güç dengesini etkileyecek biçimde, sürekli ve çok yönlü çatışmalara sahne olan hassa bir coğrafi konuma sahip bulunmaktadır. Bu konumdan dolayı Türkiye; Avrupa , Asya, Afrika kıtalarının düğüm noktası olarak bakılan Akdeniz ve Ortadoğu’nun Doğu, batı , kuzey, güney noktalarında bir köprü durumundadır. Türkiye bu özelliklerinden dolayı, dünya göç merkezleri için kesinlikle kontrol ve elde bulundurulması gereken bir hedef olma niteliği kazanmaktadır. Ülkemiz bu jeopolitik ve jeostratejik değeri olan önemli bir konum haline getirmektedir. Ülkemiz bu konumdan dolayı tarihin değişik dönemlerinden beri çeşitli tehlikelerle karşı karşıya kalmaktadır. Bir eşi daha bulanmayan yurdumuzun. Bu konumundan hareket ederek Türk toplumunu Çağdaş Uygarlık düzeyine çıkarmak, onun sosyal, kültürel ve ekonomik düzeyine çıkarmak, onun sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan gelişmişliğini sağlamak için Atatürkçü düşünce sisteminde hareket etmek mecburiyetinde olduğumuzu hiç zaman unutmamalıyız. İZCİLİK VE TOPLUM İzci toplumunun bir üyesi olduğuna göre onu ve izciliği toplumdan ayrı düşünmek ve ayrı değerlendirmek imkansızdır. İçinde bulunduğumuz toplumun örf, adet ve geleneklerine reddetmeden izcilik faaliyetleri ile toplumun değer yargılarındaki ortak noktalar başlangıç olarak alınmalıdır. 1. Toplumun ihtiyaç ve beklentilerinin neler olduğu ve çözüm yollarının neler olduğunun araştırılması 2. Sosyal hizmet kurumlarında görev alarak topluma mesaj verilmesi 3. Ailelerle temasa geçilerek izcilik kuruluşlarının korunup geliştirilmesi, dayanışma sağlanması, maddi ve manevi destek sağlanması gibi geliştirme faaliyetleri planlanmalıdır. İZCİĞİN ÇOCUK VE GENCE KAZANDIRDIKLARI1) İzcilik bir grup çalışmasıdır. Çocuk en zor şartlarda bile hayatını sürdürür.2) Kendisine ve içinde yaşadığı topluma yararlı alışkanlıklar kazanmayı öğrenir.3) Kişinin gelişmesini sağlar.4) Arkadaşlık ilişkilerinde ortak yaşamayı öğrenir.5) Yeteneklerinin ortaya çıkmasını sağlar. siTene eKle | Görüntüleme sayısı: 572 | Yazdır | e-Posta
Gazi ilköğretim Okulu GaziBiriNci
|
|||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
