|
|
01.04.2009 13:59 |
|
6-D’lilerin yaşlarının toplamının 2 fazlasının dörtte biri Matematik öğretmenimiz Özlem hocamızın yaşının yarısına eşittir sorusundan hocamızın yaşını hesaplaya durun; sizlere 6-D'liler olarak sınıf rehber öğretmenimiz Özlem hocamıza yaptığımız süprizden bahsedelim. 6-D’liler olarak lanet olsun içimizdeki Matematik aşkımızdan mı yoksa yaş pasta sevgisinden mi bilinmez hocamız için doğum günü partisi düzenledik.
Yorumlar (22) | siTene eKle | Görüntüleme sayısı: 461 | Yazdır | e-Posta |
|
Devamını oku...
|
|
|
27.03.2009 17:42 |
 Yayınlamamız biraz geç oldu ama 2009 yılının ilk söyleşisini İsmail TÜRKOĞLU ile yaptık. İsmail hocamızın yerinin herkesin gönlünde farklı olduğunu biliyoruz. O bizim okulunu düşünen, öğrencilerini seven ve her zaman güler yüzle karşılayan nam-ı diğer Mahmut hocamız. Bakalım öğrencileri İsmail hocaları için neler söylüyor: Yorumlar (6) | siTene eKle | Görüntüleme sayısı: 220 | Yazdır | e-Posta |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazan NiDa KıyMacı
|
|
26.03.2009 17:40 |
|
Şehitlerimize...
Seni gördüm dün rüyamda, Korktum birden, Seni bir daha görememekten korktum, Neredesin abi, Biliyorum savaşıyorsun orda, Bizi kurtarmak için, Vatanımızı kurtarmak için, Ama ne yapayım özlüyorum seni. Yorumlar (6) | siTene eKle | Görüntüleme sayısı: 177 | Yazdır | e-Posta |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazan ZüBeyde ÇaPar
|
|
24.03.2009 18:42 |
|
Merhaba vefalı dostum; sana merhaba diyecek yüzüm yok. Sana ne kadar kötü davranmışım, ne kadar hor kullanmışım. Geç de olsa anladım. Ne olur beni affet! Bencillik gözümü kör etmiş. Sadece kendimi düşünmüşüm, anlayamadım ki! Sen olmadan ben asla olamam, suyun olmasa, toprağı kullanamasam nasıl yaşardım ben? Ağaçların olmasa nasıl nefes alacaktım? Affet beni ne olur! Artık ihtiyaçlarım kadar kullanıyorum her şeyi, dişimi fırçalarken musluğu kapatıyorum, her ay canına can katsın diye ağaç dikiyorum. Sanayi kokuları yerine gül fidanları dikiyorum ki parfümün bitmesin. Denizlerine çöp atmıyorum ki balıklar ölmesin. Biliyorum ; zanginleşmek ve lüks tüketebilmek, en büyük tutkularımız.
Yorumlar (2) | siTene eKle | Görüntüleme sayısı: 151 | Yazdır | e-Posta |
|
Devamını oku...
|
|
|
24.03.2009 08:02 |
 Her misafirlikte bir ikram yapılır. Bu genellikle çay veya kahve olur. Kahve içilirse, hele de bu kadınların günüyse fincanlar hemen ters çevrilir. Orda kim daha çok yalan söylüyorsa ona ‘‘bak bakalım falımıza’’ derler. O bakacak kişi ise ‘‘neyse halin, çıksın falın’’ der. Bakar, bir şeylere benzettiği kahve tortularını kendi kafasından bir hikâye yazar. Mesela ‘’bak senin önünde bir yılan var.’’ der. Falına baktığı kişiye ‘’ gel bak ‘’der. O da bir şey görmez ama fala bakan kişiyi yalan duruma düşürmemek için ‘’gördüm’’ der. Falcı ‘’ seni kötü günler bekliyor’’ der. Sanki içtiğimiz kahve geleceğimizi gösteriyormuş gibi. Bir de, genellikle çiçek satanların yani Çingenelerin baktığı ‘’el falı’’ vardır. Yani bu el falına bakanlar yalan ustalarıdır. Yorumlar (1) | siTene eKle | Görüntüleme sayısı: 158 | Yazdır | e-Posta |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazan OğuzHan TokgöZ
|
|
18.03.2009 15:28 |
|
Avrupa'daki tek temsilcimiz olan Galatasaray perşembe günü [bugün] yapacağı maçla bir üst tura atlamak için savaşacak! İlk maçta olduğu gibi iyi bir performans ortaya koyarsa Avrupa'daki temsilcimizin maçı kazanması çokta zor olmayacaktır, ama Avrupa'daki temsilcimizin bir çok eksiği bulunmakta. Bu durumda Bület Korkmaz'a büyük iş düşecek.
Cezalı: Emre Aşık Sakatlar: Servet Çetin, Tobias Linderoth, Mehmet Topal, Emre Güngör, Murat Akça, Serkan Çalık Yorumlar (3) | siTene eKle | Görüntüleme sayısı: 159 | Yazdır | e-Posta |
|
Devamını oku...
|
| |
|
|
Yazan Gazi İlköğRetim
|
|
12.03.2009 08:45 |
 Karanlık Yükseliyor [The Seeker: The Dark Is Rising] fantastik, sürükleyici ve etkileyici bir film. The Dark is Rising; 11 yaşına bastığında karanlık güçlere karşı savaşan ölümsüz savaşçıların sonuncusu olduğunu keşfeden Will Stanton adında bir çocuğun yaşadığı fantastik olayları konu alıyor. Will doğuştan sahip olduğunu öğrendiği inanılmaz güçlerle doğmuştur ve bu tanrısal güç sayesinde bir kahraman olacaktır. Yorumlar (1) | siTene eKle | Görüntüleme sayısı: 130 | Yazdır | e-Posta |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazan Burak KendiR
|
|
11.03.2009 19:26 |
|
 Neden? İnsanlar bu Dünya'da neden yaşarlar. Amaçları nedir? Yemek için mi yaşarlar yoksa yaşamak için mi yerler? Bu kişiden kişiye fark eder, ama geçmişe oranla yeni nesil insanlar yani CAN DÜNDAR'IN tabiri ile biberon nesli bence yemek için yaşıyor. İnsanlar geçmişte hayatlarını devam ettirip, yaşamlarını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek için yerlerdi. Şimdiki nesil ise hortumculuk , hırsızlık, kara para ve dolandırıcılık peşinde...Yani kaba bir tabirle 'nerede beleş oraya yerleş' ilkesini uyguluyorlar.
yoRum yaZ | siTene eKle | Görüntüleme sayısı: 180 | Yazdır | e-Posta |
|
Devamını oku...
|
|
|
02.03.2009 16:28 |
|
Sivil savunma gününün ardından...
8X sınıfındayız. İlk dersteydim herhalde( Fen) ve ben uykusuzumdum, yorgundum. Üstüne üstük hocamızın da yüzü sınıfa dönüktü. Bu şu demekti; günlerden hocamızın problem sorma ve bizim de çözme günümüzdü. Tam da günü derken, içeriye hışımla yan sınıftaki arkadaşımız giriyor. Hocam deprem oluyor demesiyle sınıfın kapısında kendimizi bulmamız bir oluyor. Sınıf boşalırken Fen hocamızın, haftaya ödevlerinize bakacağım dediğini duyuyorum. Tatbikatla gerçek arasında gidip gelirken Tabii hocam diyorum içimden. Koridordayım. Herkes güle oymaya koştururken Yüksel hocamızın sınıfını çıkarmadığını görüyorum. Çocuklar, sorun bakalım tatbikat mıymış? dediğini işitiyorum. Güleyim mi ağlayayım mı diye dert yanarken: Titanik filminin son sahnelerini hatırlıyorum bir anda. Çığlıkların arasında keman çalan orkestranın yaptığı gibi bende acaba gitarımımı çalsam okulun bir köşesinde, yoksa öbür tarafa gitmeden önce foto finish görüntüsünün önemine binayen Din hocalarım Talat ve Ömer hocalarımdan bir dua mı istesem? Tüm bu sorularımın yanıtlana dursun: Gemiyi ilk terk edenlerin fareler oldukları gerçeğinin altında eziliyorum. Bu durum bende beklememi, birilerini kurtarmam gerektiğini hatırlatıyor. Herkesin nankörlük ettiği şu Depremde, -şahsıma en son kurtarılacakmışım gibi davranılsa da- yine ben en çok kimi seviyordum ya da en çok kim bana değer veriyor düşüncesi oluşuyor beynimde. Lakin; Yorumlar (2) | siTene eKle | Görüntüleme sayısı: 423 | Yazdır | e-Posta |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazan AkıL AkıLdânE
|
|
02.03.2009 15:42 |
|
Kitapseverler, yayınevleri tarafından bu ay yine oldukça fazla alternatif arasından zorlu bir seçim yapmaya zorlanıyor. İşte kitapseverlerin raflarına girmeye hazırlanan yeni kitaplar:
21. yüzyılın en iyi 20 yazarı arasında anılan Dominik asıllı genç Amerikalı yazar Junot Diaz'ın yeni kitabı ''Oscar Wao'nun Tuhaf Kısa Yaşamı'',Everest Yayınları'ndan çıktı. İlk öyküleri The New Yorker'da yayımlandığında 21. yüzyılın en iyi 20 yazarı arasında anılmaya başlanan Diaz, 2008 Pulitzer Ödüllü romanında göçmen bir gencin hayatını, göçmenliğin yalnızlığını ve kendi başınalığını anlatıyor. Oscar Ödüllerinin büyük adaylarından olan ama ödül töreninde hüsran yaşayanBenjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi filminin çıkış öyküsünü konu alan F. Scott Fitzgerald'ın kitabı Profil yayıncılık'tan neşredildi. yoRum yaZ | siTene eKle | Görüntüleme sayısı: 120 | Yazdır | e-Posta |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 163 - 180 / 370 |