






T K Y
TKY Çalışmalar
Ayın öyküsü
Bizi Yarım Bırakmayın | Bizi Yarım Bırakmayın |
| Yazan Gazi İlköğRetim | ||||||||
| 20.02.2007 11:14 | ||||||||
|
Zelal TÜRKOĞLU
İki küçük bebek… İkiz, biri kız diğeri erkek. Açılay ile Mehmet. Mehmet doğuştan ayaklarından engelli. Bu yüzden ayaklarından ameliyat oldu. Ayakları diz kapaklarına kadar alçıda. Sanki çizme giymiş gibi. Mehmet beyaz tenli ela gözlü siyah saçlı bir bebek. Açılay ise sarışın mavi gözlü masum yüzlü bir kız. Bir cuma günü markete gidiyorum diyerek komşu Fatma teyze’ye bıraktı anneleri. Ocak 2007… Mehmet ve Açılay bu yıl okula başladılar. Artık okuyup yazıyorlar. Babaanneleri büyüttü onları. Anne diyorlar babaanneye. Bir akşam amcasının evinde Mehmet babaannesine ‘Anne amcamın damatlık resmi var. Yengemle beraber fotoğrafları, düğün kaseti var babamın düğünü olmadı mı? Babamın niye fotoğrafları yok?’ dedi. Herkes sustu bir an herkes birbirine baktı. Kısa süren sessizlikten sonra babaanne; ‘Babanın da düğünü oldu fotoğrafları da var’ dedi ’Ben görmedim’ dedi Mehmet. Büyükler konuyu değiştirmeye çalıştılar. Televizyondaki diziye dikkati çekildi ve Mehmet ‘şimdilik’ konudan uzaklaştırıldı. Bu yıl bu sorular çok sık soruluyordu. ‘Anne, anneleri genç sen niye yaşlısın?’diye devam eden sorular. Artık bazı şeyleri anlatmanın zamanı gelmişti. Ama nasıl? Onları üzmeden ve incitmeden anlatmak! Çok zor. Birkaç yıl önce bende bazı şeyleri pek anlamıyordum ama şimdi nasıl olurda bir anne çocuklarını bırakıp gidebiliyor diye düşünüyorum. Bırakıp gitsen bile yedi yıldır hiç mi özlemez insan aramaz mı, sormaz mı? Nasıl olurda bir anne yedi yılda çocuklarını görmek bile istemez? ... Birkaç gün önce kardeşim hastalandı. Ateşi yükseldi. Annem sabaha kadar uyumamış, ateşi yükselirde havale geçirir diye. Birden aklıma ikizler geldi acaba anneleri gece rahat uyuyabiliyor mu? Düşününce içim ezildi. Hastalandıklarında bir anne sıcaklığı duymayı istemezler mi acaba? Bugüne kadar babaanne anne olmuştu kendilerine. Farkında değillerdi ama bundan sonra sorgulayıp anlayacaklardı artık. Bundan sonrası daha da zordu. Baba çocuklara çok düşkün, onlara bir şey olacak diye korkuyor bu yüzden babalarının yanında oldukça şımarıklar. Mehmet ve Açılay benim kuzenlerim. Dayımın çocukları. Onları çok seviyorum. Bazen beni kızdırıyorlar çok sinirleniyorum fakat uzun sürmüyor. Öyle zamanlarda hemen onların annelerinin yanında olmadığı geliyor aklıma. Mutlulukları yarım kalmış gibi. Kızmaktan vazgeçiyorum. Bazen kendimi onların yerine koyuyorum. Çok korkuyorum. Ya bir gün bende böyle bir durum yaşarsam ne yaparım? Diyorum. Her şeyi babamla paylaşmak ya da paylaşmamak… Eve geldiğimde anne sesi duymamak bir yerlere annesiz gitmek, sevdiğin bir yemeği annenin yapıp sana getirmemesi… birden bire annesiz kaldığımı hissettim, çok korktum, gözlerim doldu, içime bir sıkıntı girdi. Bir şeyler yarım kalmış gibi… Sonra kendimi toparlamaya çalıştım. Ne kadar şanslı olduğumu düşündüm. Bir gün annem bir arkadaşı ile dayımın durumunu konuşurken; “İnsan eşinden ayrılabilir, boşanabilir, ama çocuklarından boşanamaz.” Demişti. Ben de diyorum ki; ne olur bizden de ayrılmayın, birbirinizden de. Ne olur anlaşın birbirinizi sevin, bizi düşünün, bizi sizsiz bırakmayın! Biz annemizi, babamızı birlikte görmek istiyoruz. Bizi yarım bırakmayın! Allah’ım, anne ve babalarımızın anlaşmalarını bizim hatırlarımız için sağla ne olur! Bizi yarım bırakmasınlar…
siTene eKle | Görüntüleme sayısı: 408 | Yazdır | e-Posta
Gazi ilköğretim Okulu GaziBiriNci
|
||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|